Özgür Özel açıkladı: İşte Hasan İmamoğlu'nun evinde bulunanlar…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile babası Hasan İmamoğlu'nun yazlık evlerine operasyon yapıldığını duyurdu. Özel, Hasan İmamoğlu'nun evinde yapılan aramada "690 dolar, 10 euro ve ruhsatlı silaha ait birkaç mermi bulunduğunu" belirtti.

Özgür Özel açıkladı: İşte Hasan İmamoğlu'nun evinde bulunanlar…
09 Nisan 2025 - 13:02

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklanıp görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile babası Hasan İmamoğlu’nun Bodrum ve Çanakkale’deki yazlık evlerine operasyon yapıldığını doğruladı.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’e konuşan Özgür Özel, Hasan İmamoğlu’nun Çanakkale’deki yazlık evinde yapılan aramada 690 dolar, 10 euro, ruhsatlı silaha ait birkaç mermi bulunduğunu açıkladı.

Özel, gelişmeler hakkında şu bilgileri verdi:

“Ekrem Bey’in babasının ve eşinin Bodrum’daki, Çanakkale’deki evlerine operasyon yaptılar. Hukukçu arkadaşlarımız hızla gidip eşlik ettiler. Yoksa kapıyı çilingirle açıp avukat olmadan arama yapmaya kalktılar. FETÖ vari yöntemlerle her şey yapabilirlerdi o evde. Evden 690 dolar, 10 euro, ruhsatlı silaha ait birkaç mermi bulunmuş. Dün şöyle bir söylenti yayılmıştı: Dilek İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu tutuklanabilir çünkü o evlerde gizli kasalar, büyük paralar, mühimmat bulunacak. Çıka çıka bu çıktı.”

‘CUNTA SÖZÜNÜ GERİ ALMAK İÇİN ŞARTIM…’

CHP lideri Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘cuntacı başkan’ sözlerinin sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Bir darbe, askeri veya sivil olsa o darbe halkın iradesine karşı yapılır, onu yöneten yapıya cunta denir. Erdoğan genel seçimlerde aldığı oyla Cumhurbaşkanı. Yani bir sürü itirazımız var. Öncesinde, seçim sırasında, sonrasında… Ve referandumda… Ama sonuçta meri anayasaya göre YSK’nin kararına göre aldığı sonuçlarla cumhurbaşkanı. Ancak bu yerel seçim sonucunda Ekrem İmamoğlu belediye başkanı. Bu yerel seçimi ortadan kaldırmaya yönelik kayyım atama niyeti çok belli. O meydanlar olmasaydı kayyım atayacaktı. Seçilmişi anti demokratik yollarla uzaklaştırmaya çalışıyor. İkincisi gelecek seçimde kendisiyle yarışacak bir adayı diplomasını iptal ettirerek, 5-6 davayla aday olamaz hale getirmek istiyor. Yani kendi rakibine darbe yapıyor, bir sonraki cumhurbaşkanına, bizim cumhurbaşkanı adayımıza darbe yapıyor ve şu anda o cuntanın başında.

Ben mesela Erdoğan’dan (o sözü) geri alabilirim. Şartı şudur: Der ki bu yaşananlarla benim bir ilgim yok. Ama bu bir darbe girişimidir. Bu darbeci… Çünkü bu yalancı şahitler, gizli tanıkların yalan ifadeleriyle ispatlanamayan kanıtlarla birlikte benim bu darbede bir şeyim yok. Birileri darbe yapmaya çalışmış. Aynı zamanında Gülencilerin bana yapmaya çalıştığı gibi… O 17-25 Aralık’ı da kendine darbe girişimi olarak görüyordu, 15 Temmuz’u da… O dönem MİT başkanının ifadeye çağrılmasını da… Onu yapan savcılara, polislere darbeci dedi.

Eğer Akın Gürlek’e darbeci diyorsa, ben darbenin arkasında değil, karşısındayım diyorsa, ben Erdoğan’ı demokrasiden yana koyduğu tavırla tebrik de ederim. Ama bu operasyonla ilgili yaptığı her yorumda, aynı Ergenekon, Balyoz‘da yaptığı gibi bunun savcısı benim diyor, savcıyı sahipleniyor. Savcıyı oraya atayan da o. Giderken de İstanbul’da sana ihtiyacım var Akın demiş. O da o ihtiyacı görüyor.”

‘HAKARET YOK, İFTİRA YOK’

Özel, Erdoğan’ın kendisine 500 bin TL’lik tazminat davası açması hakkında şu açıklamayı yaptı:

“Ben Hulusi Akar’a sen silah arkadaşlarının bedduasını almış adamsın dediğimde o davayı da kazanmıştım, 500 bin TL’lik dava açmıştı bana… Çünkü 224 tane silah arkadaşı ‘Özgür Özel haklı’ diye tanıklık için başvuruda bulunmuştu. Şimdi burada yapılan bir darbe girişimi. Ve darbeciler cuntadır. Bu darbe başarısız oldu. Başarılı olsaydı. İBB’nin başına Adil Karaismailoğlu’nu oturtacaktı. Seçimle alamadığı şeyi darbeye alacaktı. Darbeyi geri püskürttük ama cunta duruyor. Cuntanın gitmesi için sandığın gelmesi lazım. Biz cuntayla sandıkta milletin hesaplaşacağını düşünüyoruz.

Bu dava bizi yıldırmak için yapılan bir şey. Biz yılmayız. Hakaret yok, iftira yok. Yapılan durumu siyaseten anlatan hukuken de tarif eden bir noktadayız. Ben Akar’ın silah arkadaşlarının beddualarını alan birisi olduğunu mahkemede ispatladığım gibi, Erdoğan’ın cuntacı olduğunu mahkemede ispatlayacağım. Belki birinci kademe mahkemesi etkileri altında olabilir ama en sonuna kadar gidip bu davayı kazanıp, onun cuntacı olduğunu karara bağlatabilirim.”

‘OTOKRASİ Mİ DEMOKRASİ Mİ’

Özel, “Bütün muhalefet bir araya geldi. Bir anlamda müdafai hukuk oluştu mu?” sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi:

“Osmanlı tek adam tarafından kötü yönetilirken, paramparça olmuşken, hukukun müdafası için mitingler yapıldı. Sonra cemiyetleşildi. Sonra bu Müdafai Hukuk hareketine dönüştü. Bu Kurtuluş Savaşı’nı yöneten, aslında bugün CHP’ye dönüşen sürecin başlangıcıydı. O CHP, Türkiye’ye çok partili rejimi getirdi. Bugün için İYİ Parti, DEM, Zafer Partisi, CHP, kabul etsinler veya etmesinler AKP de MHP de o çok partili rejimin ve demokrasinin ürünleri…

Şimdi birisi sandığı kaldırmaya, çok partili rejimi kaldırmaya çalışıyor. O zaman normalde rekabet içinde olacağımız, bu partilerle sandığı ve çok partili rejimi savunmak için bir araya gelebiliriz. Türkiye’deki en rahatsız olunan şey adalet sistemi, yüzde 82’ye çıktı biliyorsunuz. Hani birleşilebilecek en ortak zemin sandığı savunmaksa o da hukuku savunmakla olur.

Müdafai Hukuk hareketi yüz yıl önce başarılı olduğu gibi bence yine başarılı olacak. Gelecek seçimler otokrasi mi demokrasi mi diye bir referanduma dönecek. Demokrasiyi savunanlarla aynı safta olacağız, otokrasiyi savunanlar belli, zaten karşılarındayız ama bu AKP ve MHP seçmenini otokratların, cuntanın tarafında bırakacağız demek değil, onları da demokrasiyi savunma zeminine davet ediyoruz.

Çünkü AKP seçmeni, AKP’ye oy verdiği ondan memnun olduğu dönemlerde bunları sandık sayesinde yaptı. Sandığı elinden alırsak bunun da bir kıymeti kalmaz. O yüzden çağrımız demokrasiye inan herkese ve buluşabileceğimiz en ortak zemin, sandığı savunmak. Bugün sandığı savunma karşısında hukuk alet ediliyor. Dolayısıyla hukuku savunmak tabi.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum